Evlilikte Sessiz Çığlık: Vajinal Genişlik, Cinsel İsteksizlik ve Yanlış Yaklaşımlar
Kapı hafifçe aralandı. İçeri giren kadının adımlarında tereddüt, bakışlarında ise utangaç bir tedirginlik vardı. Yüzündeki ifade, konuşmaya başlamadan çok şey anlatıyordu. Önce gülümsedim, hal hatır sordum. Bu anlarda, doktor ile hasta arasında kurulacak güven köprüsünün ilk tuğlası, sıcak bir “hoş geldiniz”dir. O da biraz olsun rahatlamış gibiydi.
Daha önce sekreterimden, bu hastanın geliş nedeni hakkında birkaç bilgi almıştım. Ama yine de bizzat kendisinden duymak istedim. Bazen, en doğru bilgiyi kağıtlar değil, insanın gözleri verir. Ancak konuşmakta zorlanıyordu. Hafifçe tebessüm ederek, “Galiba vajinal genişlikten şikâyetçisin,” dedim. O an başını eğdi, sessizce “Evet,” dedi.
Esasında utanılacak bir şey yoktu. Bizim için bu şikâyet, hemen her gün karşılaştığımız ve başarıyla tedavi ettiğimiz bir durumdu. Fakat toplumumuzda hâlâ bu konular konuşulurken dudaklar kilitleniyor.
“Eşim çok şikâyetçi,” dedi. “Çözüm bulamazsam kendi başının çaresine bakacakmış.” Sözleri kalbime dokundu. Bu devirde hâlâ böyle kırıcı, küçümseyici tavırların olması ne acı… Vajinal genişlik, çözümü olan bir durumdu; fakat bu şekilde ifade edilmesi, kadının onurunu inciten, özgüvenini sarsan bir yaklaşımdı.
“Peki, sen bu durumdan şikâyetçi misin?” diye sordum. “Zaten bende isteksizlik, kuruluk oldu. Olmasa da olur,” dedi. Oysa evlilik hayatında cinsellik, sadece bir ihtiyaç değil; çiftler arasındaki sevgi ve güvenin dokusunu güçlendiren önemli bir bağdır. Cinsel isteksizlik; doğumlardan, hormonal değişikliklerden, psikolojik baskılardan veya partnerin tavırlarından kaynaklanabilir. Hele ki eleştiri dolu, tehditkâr sözler, kadının bedenine ve ruhuna kapanan ağır kapılar gibidir.
Onun anlattıklarından, sorunun yalnızca fiziksel olmadığını anlamıştım. Eşinde de davranışsal sorunlar vardı. Çoğu zaman bu tür problemler tek taraflı başlamaz; iletişim eksikliği, empati yoksunluğu ve kırıcı sözler, karşılıklı olarak cinsel isteği zedeler.
Muayene sonrası, doğumlardan dolayı vajinanın doğal olarak genişlediğini gördüm. Hastaya bunun cerrahi olarak düzeltilebileceğini, ancak sadece ameliyatın yeterli olmayacağını anlattım. Altta yatan iletişim sorunlarının, yanlış davranışların ve psikolojik etkilerin de düzeltilmesi gerektiğini söyledim. Operasyon sonrası eşini de getirmesini, ona da anlatmam gerekenler olduğunu belirttim.
Bu noktada erkeklere bir not: Eşinizin yaşadığı sağlık problemlerinde, ona destek olmak, yanında durmak ve moral vermek; hem iyileşme sürecini hem de evlilik bağını güçlendirir. Tehdit, küçümseme ve suçlama ise tam tersi, yaraları derinleştirir.
Hastam, “Hocam kendimi bu konuda çok kötü hissediyordum ama size geldikten sonra daha iyi hissediyorum,” dediğinde, mesleğimin en değerli anlarından birini yaşadım. Ona vajinoplasti ve genital PRP planladık. Poliklinikten ayrılırken, hem bedeninde hem ruhunda yeni bir sayfa açılacağından emindim.