Sigaranın Dumanında Kaybolmasın Bu Hikâye | Dr. Murat Gökhan Kınaş'ın Günlüğünden

Yazar: Op. Dr. Murat Gökhan Kınaş

Web sitesi: annelericin.com

Gebelikte sigara içmek

Bugün yine sabah polikliniğim yoğun başlamıştı. Ama biliyorum ki her hasta yeni bir hikâye, yeni bir duygu, yeni bir ders getirecek bana.

Kapı aralandı, içeriye ürkek adımlarla genç bir anne adayı girdi. Eşi de yanında, biraz tedirgin… Sandalyeye otururken ellerini karnına koydu, neredeyse içgüdüsel bir koruma hâli. Henüz 11 haftalıkmış bebek. Yüzünde hem umut hem de karmaşık bir duygu vardı. Anladım ki bir şey anlatılmak isteniyor ama cümleler henüz hazırlanıyor.

Sesi önce eşi yükseltti:
“Hocam… bir şey konuşmamız lazım. Eşim gebeyken sigara içmemesi gerektiğini söylüyorum ama beni pek dinlemiyor. Siz de biraz sert çıkarsanız belki bırakır. Korkutun isterseniz biraz…”

Gülümsedim. Bu çok tanıdık bir talepti ama bir o kadar da hassas.
“Peki,” dedim, “Ama korkutmakla değil, anlamakla başlar bu yolculuk.”

Kadıncağız gözlerini yere indirmişti. Sanki çok büyük bir hata işlemiş gibi hissediyordu. İşte o an, kelimelerimi çok dikkatli seçmem gerektiğini fark ettim. Çünkü bir anne adayını utandırmak, bazen bebeği için yapabileceği en güzel kararı bile almasını engelleyebilir.

Başladım anlatmaya…
“Bakın,” dedim, “Sigaranın içindeki nikotin, plasentaya giden kan akımını azaltır. Yani bebeğe ulaşması gereken oksijen, azalmaya başlar. Bu da bebeğin gelişimini etkileyebilir. Düşük doğum ağırlığı, erken doğum, hatta bazı bebeklerde doğum sonrası solunum sıkıntıları görülebilir. Ama en önemlisi, bu bebek, daha anne karnında dumanla tanışmış olur. Biz böyle bir başlangıcı hak etmiyoruz, değil mi?”

Gözlerinde yaş birikti. Ama o suçluluk değil, daha çok farkındalıkla gelen bir hüzündü.
“İstemiyorum aslında… Gerçekten. Ama alışkanlık. Ne zaman streslensem, elim gidiyor.”

“Eliniz sigaraya değil, bebeğinizin kalbine gitsin bundan sonra. Elinizi karnınıza koyun her canınız sigara istediğinde. O minik kalp, sizin nefesinizle büyüyor.”

Göz göze geldik. O an bir karar verdiğini hissettim.
“Söz,” dedi. “İçmeyeceğim. Denemeyeceğim bile.”

Ama hikâye burada bitmedi…
Çıkışta eşi bana döndü. Göz göze geldik. O kısa bakış, her şeyi anlattı.

“Siz içiyor musunuz hâlâ?” dedim hafifçe gülümseyerek.
Yutkundu. “Evet hocam ama… ben dışarda içiyorum, ona zarar gelmesin diye.”

Hamilelikte sigaranın zararları

Ne garip değil mi? Zararın farkında ama kendini dışarda tutarak bu zarardan bağışık sayıyor. Oysa bir evde, bir ilişkide duman yalnızca ciğerleri değil, güveni de sarar.

“Biliyor musunuz,” dedim, “Gebelikte sigarayı bırakmanın en etkili yollarından biri eş desteğidir. Eğer siz de bırakmaya niyetlenirseniz, hem eşinizin sürecini kolaylaştırırsınız, hem de bebeğiniz daha sağlıklı bir geleceğe adım atar.”

O da başını salladı.
“Evde içmeyeceğim, söz,” dedi. Belki o gün bırakmadı, ama kalbine bir şey düştü. Biliyorum.

Hikâyemiz böyle bitti. Kapıdan çıkarken elimle vedalaştım onlarla. Kadın hâlâ gözlerini siliyordu ama bu kez suçlulukla değil; umutla… Belki de içten içe, kendi bedeninden bir mucizeye yol açtığının farkındalığıyla.


Sigarayı Bırakmak İçin Küçük Ama Etkili Adımlar

  • Her canınız sigara istediğinde, kısa bir yürüyüş yapın.
  • Elinizi karnınıza koyun ve “Senin için” deyin.
  • Eşinizle bu yolculuğu birlikte yürümek için konuşun.
  • Gerekiyorsa profesyonel destek alın. Yalnız değilsiniz.
Bazı yazılar bilgi içerir, bazıları umut…
Bu yazı ikisini birden taşısın istedim.
Ve belki bir gün…
Sizin hikâyenizi de yazarım.

Op. Dr. Murat Gökhan Kınaş
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
www.annelericin.com